İçimizde birbirinden farklı ne kadar çok 'ben' var, farkında mısınız?
Ben, kendi içime baktığımda, kendimi görmeye çalıştığımda pek çok 'ben'le karşılaşıyorum. O kadar çoklar ki saymakla bitiremiyorum. İşte bazılar;
Hırslı ben,
Azimli ben,
Üşengeç ben,
Tez canlı ben,
Sevimli ben,
Sinirli ben,
Mutlu, neşeli ben,
Güler yüzlü ben,
Asık suratlı ben,
Kızgın, öfkeli ben,
Sabırlı ben,
Telaşlı ben,
İyi niyetli ben,
Kötü niyetli ben,
Verici, fedakâr ben,
Alıcı, talepkar ben,
Üretken ben,
Tüketen ben,
Çalışan ben,
Ev hali ben,
Başkalarının gördüğü, benim fark edemediğim ben,
Sadece benim bildiğim ben,
Hem başkalarının, hem benim bildiğim ben,
Başkalarının ve benim de henüz bilmediğim ben…
Bunlardan bazılarını sürekli ön planda tutmak herkese göstermek istiyorum. Bazılarını sadece bazı kişiler görsün istiyorum. Birkaçını herkesten gizliyorum. Bazıları ile baş başa kalmak müthişken başkalarının görmesi felaketim olabiliyor. Bazılarını fark ettiğimde çok tedirgin oluyorum ve asla onun da ben olduğunu kabul etmek istemiyorum. Bazıları ile gurur duyarken bazılarını yaşamımdan söküp atmak istiyorum. Birçoğunu eksik bulup geliştirmek, bir kaçını sindirmek yok etmek istiyorum.
Bu kadar farklı 'ben'le yaşamak çok keyifli ve eğlenceli olabildiği gibi, çok zor da olabiliyor. Bir bakıyorum benlerden bir tanesi, tam istediğim zamanda tamda istediğim gibi yanımda oluyor. Bir bakıyorum 'ay buda nerden çıktı şimdi sırası mıydı' diyorum. İhtiyacım olan birini aradığımda yanımda bulamazken, bir diğeri de kovduğum halde gitmeyebiliyor.
Ne dar da çoklar ve birbirlerinden farklılar, değil mi?
Yaşamınızda, beni anlamıyor dediğiniz ve bu nedenle suçladığınız kişiler varsa, içinizdeki bu farklı 'ben'leri bir düşünün. Biz kendimizi ne kadar anlıyoruz? Öncelikle bu sorunun yanıtını vermek önemli galiba… Ne dersiniz?